Gökova Körfezi’nde meydana gelen depremlerle ilgili halkı bilgilendirmek ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Bodrum Kaymakamlığı tarafından Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle “Bodrum Yarımadası Depremselliği, Deprem Gerçeği ve Deprem Kaynakları” konulu bir konferans düzenlendi.

4 Kasım Cumartesi günü Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçyiğit, katılımcıları bilgilendirdi. Konferansa Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Taner Uslu, Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Tayfun Selçuk ve AFAD Muğla İl Müdürü Mustafa Temel Kışlalı başta olmak üzere AKUT ve Muğla 911 Arama Kurtarma Derneği üyeleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz açılışta yaptığı konuşmada, “Deprem de, yağmur gibi rüzgar gibi hayatın doğal olaylarından birisi. Geçmişte de vardı, bugün ve yarın da olacak. Önemli olan depreme hazırlıklı olabilmek ki biz Bodrum’da bunu gördük. Gerek Bodrum’un kayalık zeminde olması gerek ise binalaşma itibarıyla böyle büyük bir depremi, 7’ye yakın kırım gücü olan bir depremi Allah’a şükürler olsun ki, çok hafif hasarlarla atlatmayı başardık. Bu konuda Bodrum olarak iyi bir sınav verdik. İnşallah Allah, bu tür doğal afetlerden bizi korusun. Depremden korkmanın, korkunun acele faydası yok. Japonya’da depremler olurdu, biz hep imrenirdik onlara çünkü bize göre çok büyük depremlerdi ancak hep çok hafif hasarlarla atlatılırdı. Biz de bu sene, Bodrum’da yaşadığımız depremde, benzeri bir durumu yaşadık” dedi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ali Koçyiğit ise Türkiye’nin deprem bilimselliği konusunda çok üst düzeylerde olduğunu belirttiği konuşmasında, “Bu konuda ne Japonya’dan ne de Amerika’dan geride değiliz. Bu bölgelerde çok sayıda fay var. Bunlardan bazıları aktif, bazıları da, 21 Temmuz’daki deprem sırasında aktif hale geldi. Onlar, kendilerine özgü ayrı depremler yarattılar. Hepsi ilk depremlerin artçıları değil. Yeni depremler oldu. Çünkü bu büyük depremden çıkan enerjinin bir kısmı Karaova, Karaada civarı ve Havalimanı civarına göç ederek, henüz deprem yaratmak için enerjisi yetişmeyen fayları aktifleştirdi. Böylece yeni depremler ürettiler. Bodrum’daki depremin ardından hareketlilik biraz Güneydoğuya doğru kaydı. Fakat 8 Ağustos’a geldiğimiz zaman, depremdeki enerjinin göç yönü değişerek karaya çıktı, Yalıçiftlik ve Mumcular civarına kaydı. Burada çok sayıda fay vardı, onlar da aktif hale geldi. Eğer buradaki enerji Havalimanı ve Milas’a kaysaydı, büyük bir risk olurdu ama iyi ki o tehlike gerçekleşmedi. Yalıçiftlik civarındaki faylar aktif faylar. Bunlar 6 ve üzeri deprem üretme potansiyeline sahip. Nitekim 8 Ağustos tarihinde Yalıçiftlik fayı, 5.1 şiddetinde bir deprem üretti. 6.6’lık depremle bu depremin kaynağı farklı. Yani ikisi de farklı bir faydan kaynaklandı. Ardından Mumcular’da 2 tane 5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Buralarda 6 büyüklüğünde bir deprem olursa gerçek anlamda rahatlamış olur. Nitekim etkinlik de devam ediyor. Genelde Muğla ili sınırları içinde ve yakın çevresinde 7 ve üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip aktif faylar vardır ve bunlar gerek tarihsel ve gerekse de aletsel dönem depremleriyle kanıtlanmıştır. Toplum bireyleri, ilk ve orta öğretim düzeyinde, başta deprem olmak üzere tüm doğal afetler konusunda örgün öğretim ve eğitime tabi kılınmalıdır. Başka bir deyişle doğal afetler konusunda zorunlu ders ya da dersler orta öğretim programına konulmalı ve uygulanmalıdır” dedi.

Konferansın ardından Kaymakam Bekir Yılmaz, profesör Koçyiğit’e sunduğu plaket ile teşekkür etti.

Soru cevaplarla devam eden konferansta yerel yönetimler hakkında yapılan yorumlara cevaben söz alan Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Taner Uslu, “ Öncelikle Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un selamlarını ileterek sözlerime başlamak istiyorum. Yerel yönetimler ne yapar diye bir soru geldi. Yerel yönetimler, merkezi idareden alınan kararları burada uygularlar. Ben bugüne kadar böyle yapmış tüm belediye başkanlarına, imar müdürlerine teşekkür ediyorum. Çünkü burada, Bodrum yarımadasında ne jeoloji ne de jeofizik kavgası olmadan yer bilimcileri olarak 2000’li yıllardan bu yana ortak rapor hazırlayarak zemin etütleri hazırladık.  Ben iki dönem belediyedeyim bu dönem başkan yardımcılığı yapıyorum. İmar müdürlüğü de bize bağlı, imar müdürüm de burada. Ancak ben hep şunu gördüm: Belediyeye gelip de hiç kimse bize ‘ben bu evi almak istiyorum, zemin etüdü yapalım mı?’ diye sormuyor, malzemesini soruyor. Belediyemiz birleştikten sonra şu anda bütünleme çalışmalarını yapıyor. İmar planı esas etütlerini güncelliyor ama nasıl güncelliyor? Bununla ilgili, evet bütçeden bahsedildi eleştirisel anlamda evet bütçemiz yetersiz. Bu anlamda 21 Temmuz’da bir deprem yaşadık ve onunla ilgili biz bir sürü şey yapmak istedik ancak gelen bütçe yetersiz. Biz de istiyorduk tehlike arz eden binalar yıkılsın ama uygulamada bize bir yazı gelmeden harç alınacak imar durum belgesi harcı alınacak ruhsat harcı alınacak çünkü almazsan zimmet çıkacak. Alırsan onda da imkan yok. Dolayısıyla arada kalıyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası denetimlerini yapmıştır, Bodrum Belediyesi olarak da denetimlerimizi yapıyoruz.  Eksik kaldığımız yerler elbette ki vardır. Bunun da bilincindeyiz ama biz genelde şunu savunuyoruz: Biz genel olarak hep afetten sonra kriz yönetimini tercih ediyoruz. Keşke o afet olmadan önce plan yaparak afeti yönetecek mekanizmaları oluşturabilsek. Böylece toplum olarak da daha bilinçli olacağız. Biz yine de Bodrum olarak şanslıyız. Sivil toplum kuruluşlarımız çok. Belediye ile devamlı irtibat halindeler. Biz burada belediye olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz ve yapıyoruz. İmar planı esas etütleri güncelleniyor, yenileri yapılıyor. Gelen zemin etütlerinde de ruhsat alırken denetleniyor” ifadelerinde bulundu. 

WhatsApp