Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle düzenlenen etkinlikte Muğlalı gazetecilerle  Bodrum’da bir araya geldi.

Bodrum Belediyesi olarak bir ilki gerçekleştiren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Muğla basınını Bodrum’da buluşturdu. Diamond of Bodrum Otel’de gerçekleşen gecenin ev sahipliğini Başkan Mehmet Kocadon yaptı. Geceye Başkan Kocadon ile birlikte Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon, Bodrum Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Erdoğan Başeymez, Bodrum Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Hasan Kablı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Altındağ,  Taner Uslu ve Turgay Kaya,  Bodrum Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Ummahan Yurt, Muğla Gazeteciler Cemiyeti, Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti, Fethiye Gazeteciler Derneği başta olmak üzere Muğla ili ve Bodrum, Fethiye, Marmaris, Yatağan, Milas gibi ilçelerden yerel ve ulusal basın mensupları katıldı.

Bodrum Belediyesi Basın Yayın ve Medya Tasarım Birimi Sorumlusu Fikret Hıdır, geceye katılan tüm basın mensuplarına teşekkür ederek, tüm emektar gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Konuşmalarını yapmak üzere Muğla’daki gazeteciler cemiyeti başkanlarını ve Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’u sahneye davet etti.

CEM KAYTAN:

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan konuşmasında, “Halkın sesi olmak görevini üstlenen bağımsız ve özgür basın, düşünce özgürlüğünün de en etkili aracıdır. Çağdaş ve demokratik toplumlarda halkın haber alma hakkı, basın ve ifade özgürlüğü ile mümkündür. Bugün, Muğla’da bir ilki gerçekleştirerek biz basın emekçilerini tek bir çatı altında toplayan bu anlamlı gecenin mimarı değerli Başkanımız Mehmet Kocadon ve ekibine hepiniz adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Bilindiği gibi 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür. Bu yasa, basın emekçilerinin sigortalı çalışmasını, işten çıkarılmaları durumunda ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini, yıllık ve haftalık olmak üzere belirlenen tarihlerde izin yapmalarını ve belki en önemlisi de gazetecilik faaliyetlerini özgürce yürütmelerini güvenceye bağlamaktaydı. Ancak günümüzde meslektaşlarımız çalışma ve yaşama koşulları ile mesleki yeteneklerini geliştirme ve mesleklerini özgürce yapma olanakları bakımından 10 Ocak 1961’den daha iyi haklara sahip değildirler. Bu nedenle meslektaşlarımız açısından bir bayramdan da söz edemeyiz. Hep tekrarladığımız gibi 10 Ocak’lar ve 24 Temmuz’lar bizim için bayram günü değil, dayanışma günleridir.

Öte yandan sektörümüzde başta özgürlükler olmak üzere çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Son olarak meslektaşlarımız Can Dündar ile Erdem Gül’ün yazdıkları yazılar ve yaptıkları haberler sonucu tutuklanmaları, mesleğimizin geleceği açısından karamsar bir tablo çizmektedir. Unutulmamalıdır ki; Basın özgürlüğü ve basın özgürlüğünü de kapsayan ifade özgürlüğü, çağımızda demokratik yaşamın olmazsa olmazıdır.  Özgür basın, demokrasinin yaşamasını ve gelişmesini sağlayan kurumların başında gelmektedir. Halkın sesi olma görevini üstlenen bağımsız ve özgür basın, düşünce özgürlüğünün de en etkili aracıdır. Çağdaş demokratik toplumlarda halkın haber alma hakkı basın ve ifade özgürlüğüyle mümkündür.

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Derneği olarak 10 Ocak Basın Bayramı’nı gerçek anlamıyla kutlayabileceğimiz günlere elbirliğiyle ve en kısa zamanda ulaşmak umuduyla meslektaşlarıma saygı ve sevgilerimi sunarım." dedi. Kaytan konuşmasının ardından ise ev sahibi Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’a günün anısına bir plaket verdi.

OSMAN BAYKUŞ:

Fethiye Gazeteciler Derneği Başkanı Osman Baykuş, gazetecilerin çok zor ve kutsal bir görev yaptıklarını ifade ederek, Muğla basınını Bodrum’da bu anlamlı günde bir araya getiren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve ekibine teşekkür etti.

SÜLEYMAN AKBULUT:

Gecenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut da konuşmasında şunları söyledi: 
Sayın Belediye Başkanı, sayın cemiyet başkanları, değerli konuklar. Zor şartlar altında görevlerini fedakarca yerine getirmeye çalışan kıymetli meslektaşlarım. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Bodrum Belediyesi tarafından düzenlenen bu etkinlikte bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade eder, hepinizi şahsım ve yönetim kurulu adına sevgi ve saygıyla selamlarım.

Bugün ebediyete intikal ettiği için aramızda olamayan meslek büyüklerimiz ve arkadaşlarımızı da saygıyla yad ediyorum.  Muğla Gazeteciler Cemiyeti hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse, cemiyetimiz basın sektörünün ek köklü meslek örgütüdür. 1989 yılında meslek büyüklerimiz tarafından kurulan MGC, bugün gelinen noktada en fazla üye sayısına sahip bir meslek örgütü olarak Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun da kurucu üyesidir.

Bağımsız bir meslek örgütü olan MGC, temsiliyet hakkına inanır. MGC yönetimi olarak bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü her türlü kazancın ve ilişkinin üzerinde görmekteyiz. Sistemin gazeteciliği artık bir taraf olmaya zorladığı bir ortamda görev yapmaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki artık hamasi nutuklar karın doyurmadığı gibi bize de özgürlük sağlamıyor. Sansür, baskı ve yayın yasakları aşmamız gereken en büyük engeli oluşturuyor. Yaşadığımız sorunları Basın Bayramında ayrıntılı bir şekilde ifade etmiştik.

Bu anlamda Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak gazeteciye ve gazetecilik mesleğine gerekli ilgiyi, dayanışmayı ve paydaşlığı gösteren yerel dinamikleri önemsediğimizi de belirtmeden geçemeyeceğim. Bunun içindir ki, Muğla İli’nde görev yapan basın çalışanlarını bir araya getiren ve önemsediğimiz bu olguları yerine getirdiğini görmekten mutlu olduğumuz Bodrum Belediyesi’ne teşekkürü borç bilirim.

Dönelim 10 Ocak’a. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün öyküsünden kısaca söz etmek istiyorum. 1961 yılının da 10 Ocak günü resmi gazetede yayınlanan bir kanun ile basın çalışanlarının bazı hakları yasal güvenceye kavuştu. Şimdi ''212 sayılı yasa'' olarak bilinen düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyor. 

Ancak 212 sayılı yasanın çıktığı süreç başta ''Babıali’de dokuz patron olayı'' olmak üzere Türk basın tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini tetikledi. İlgili yasanın gazetecilere getirdiği haklar patronlara da bazı sorumluluklar yüklüyordu. Bunun üzerine adeta kazan kaldıran patronlar, 10 Ocak günü gazetelerinde okuyucularını şaşkına çeviren bir ortak bildiri yayınladılar ve ''gazetemizi üç gün kapatıyoruz'' duyurusunu yaptılar. Bildirinin altında, 9 gazete patronunun imzası vardı. Yayınlanan bildiride ise 212 sayılı yasa ile Basın İlan Kurumu'nun oluşturulmasıyla ilgili 195 sayılı yasaya yönelik tepkilerin dile getirilirken, yasaların mesleki sakıncalar doğuracağı iddia edilmişti. 

Bildiriye imza atan 9 patronun sahibi oldukları gazeteler ise Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah'tı.

Gazete sahiplerinin bu ortak tepkisi karşısında, çalışanlar da bir araya geldiler. İstanbul Gazeteciler Sendikası, çalışanlara ait bir ortak bildiri yayınlayarak, kapanma kararının gazete sahipleri tarafından verildiğini, diğer çalışanların ise bu durumu tasvip etmediklerini açıkladılar. Gazeteciler aynı gün, sendika önünden başlayan sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Ayrıca, sendikada gerçekleştirilen olağanüstü toplantıda, patronların üç günlük boykotu sırasında ''basın'' adlı bir gazete yayınlanmasına karar verildi. 

Gerekli girişimlerin ardından çalışanların ortak ürünü olan ''Basın gazetesi'', 11 Ocak günü yayınlandı. Basın gazetesi, gazete patronlarının üç günlük boykotu sırasında düzenli olarak yayın hayatını sürdürdü. Patronların boykotuna karşılık, Ankara ve İzmir'de de çalışanlar, gerçekleştirdikleri yürüyüşler ve yayınladıkları bildirilerle tepki gösterdiler.

Basın Gazetesi'nin son sayısında yer alan başyazıda, basın emekçilerinin elde edilen hakların korunması amacıyla elbirliğiyle mücadele edecekleri kaydediliyordu. 14 Ocak 1961'de boykot sona ererek, gazeteler yeniden yayına başladı ancak üç günde yaşanan olaylar, Türk basın tarihinde yerini aldı. Patronların boykotuna karşın 11 Ocak'tan itibaren üç gün boyunca çok zor şartlarda çalışıp "Basın Gazetesi" çıkartan gazeteciler "Çalışan Gazeteciler Günü “nün de temeli oldu.

"GAZETECİLERİN BUGÜNKÜ DURUMU" 

212 sayılı yasanın çıkması hayli çalkantılı bir sürecin ürünü olsa da 2013 yılı itibariyle gazeteciler açısından 212 sayılı yasa hala bir kazanıma dönüşmüş değil. Bugün endüstriyel medya kulübündeki grupların çalışanları arasında 212'li olanların oranı yüzde 10'un bile altında kalıyor. Gazete ve televizyon kanallarında çalışan binlerce gazetecinin ezici çoğunluğu ne 212'li ne de Basın Kartı sahibi. Sektörün yeni istihdam alanı olan internet medyası ise 212 bir yana hala herhangi bir yasal zemine bile sahip değil.

Sektörde çalışan gazeteciler, haklarından bile bihaber. Bütün bu eksiklikler, gazeteciliğin bir meslek olarak kabul edilip, bir meslek odasına sahip olamadığımız sürece devam edecek.  Her kesimin sesini duyurmak için başvurduğu mesleğimizin, maalesef başvuracağı bir kişi, kurum, yer neredeyse yok. Arkadaşlarımız gün be gün hiçbir gerekçe gösterilmeden işsiz kalmakta, son derece kötü şartlar altında vazifelerini gerçekleştirmekteler. Sorunlarımızı biliyoruz. Hiç olmazsa bir meslektaşımızın topuğu acıdığında, bu acıyı yüreğinde hissedebilecek duyarlılığa sahip kesimleri yanımızda görmek istiyoruz. Biz Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak bu acıyı yürekte en iyi hissedenlerin başında geliyoruz. Umarız haklarımız konusunda yaşadığımız sıkıntılar bir gün giderilir. MGC olarak, haklarımızın korunması noktasındaki mücadelemizi imkanlarımız ölçüsünde sürdüreceğimizin bilinmesini isterim. 

Bu duygularla bizleri bu anlamlı etkinlikte bir araya getiren, başta Sayın Başkan Mehmet Kocadan olmak üzere Bodrum Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler birimine bir kez daha teşekkür eder, 10 Ocak 1961 tarihinde 212 sayılı kanun ile yürürlüğe girerek, basın mesleği içerisinde emek veren basın mensuplarının haklarını düzenleyen ve Çalışan Gazeteciler Günü olarak kabul edilen bu özel günü kutlarım. Kıssadan hisse, çalışan ve çalışmayan bütün gazetecilerin günü kutlu olsun."

ZEKİ ÖZKESKİN:

Bodrumlu gazeteci Zeki Özkeskin de Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’a, Başkan Yardımcılarına, Belediye Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Ummahan Yurt’a, Basın Yayın Medya Tasarım Birimi Sorumlusu Fikret Hıdır’a ve belediye çalışanlarına Muğla ili genelindeki gazetecileri bir araya getirdikleri için teşekkür etti. Özkeskin, “Umuyoruz ki bizler de daha üst statülerde bir meslek odası şeklinde örgütlenebiliriz.  İnşallah bir gazeteciler odasının olduğu günleri de görürüz.” dedi.

BODRUM BELEDİYE BAŞKANI MEHMET KOCADON:

Muğla’daki tüm basın mensuplarını bu anlamlı güne istinaden bir araya getiren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ise “Öncelikle bizi kırmayıp 5000 yıllık tarihi olan Bodrum yarımadasına gelen siz can dostlara çok teşekkür ediyorum.  Bu sancılı süreci hep beraber atlatacağız, bu süreçten Türkiye’nin geçmesi lazım. Bunun için ben sizleri canı gönülden kutluyorum. Yağmur demezsiniz, çamur demezsiniz, soğuk demezsiniz, sıcak demezsiniz. Hep bizlerle beraber, hep bizlerle birliktesiniz. Bir haberi Türkiye halkına iletebilmek için gece gündüz çalışırsınız.  Sizler esasında bizlerin, seçilmişlerin hem gözü hem kulağı hem de sesisiniz arkadaşlar. Sizleri zaman zaman eleştirirler; iyi yazarsanız sizden iyisi yoktur, kötü yazarsanız sizden kötüsü yoktur ama ben hep şunu söylüyorum: sizin yazdığınız her yazıyı, koyduğunuz her noktayı her sabah okurum ve incelerim.  Sizler dünyaya bu haberleri aktarmak ve bilgilendirmek zorundasınız. Sizin de mesleğiniz, göreviniz bu. Onun için ben sizleri her zaman büyük bir takdirle ve özellikle canı gönülden desteklemişimdir. Sizlerin içinde olduğum için, sizlere kendimi çok yakın hissettiğim için son derece mutluyum. Ve tabi ki hepiniz merak ediyorsunuz ‘bu Mehmet Kocadon kimdir’ diye. Bodrum aşkıyla Bodrum sevdasıyla dolu olan bir kardeşinizim ben. Lakin bu Bodrum aşkı, maalesef bize yetmez oldu. Ve artık hep beraber diyoruz ki ‘Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım, birlik beraberlik içinde olalım. Çünkü açık ve net bir şekilde söylüyorum arkadaşlar; Muğla’ya Türkiye’nin ve dünyanın gündemine oturtan birbirinden değerli ilçeleri ile bir bütün olarak sahip çıkmak lazım, birlik beraberlik içinde olmak lazım. Ben hep şunu söylemişimdir: ne aşık olmaktan korkun, ne de sevmekten korkun arkadaşlar. Çünkü sevginin saygının olduğu yerde güzellikler vardır. Hizmet için ise önce insanı sevmek gerekir. Biz işe bu yüzden insanımızı toprağımızı sevmekle başladık.  Bu yüzden en çok bu yüzden Bodrum sevdamızla Bodrum aşkımızla çıktığımız yolumuzda artık Muğla sevdası Muğla aşkı diyoruz. 2016 yılının sizlere sağlık, huzur mutluluk hoşgörü ve Muğla aşkı ile dolu bir yıl olmasını temenni ediyorum.  Bugün bizleri kırmayıp buraya gelen tüm basın emekçisi kardeşlerimin basın bayramını kutlarken de, bu yıl Nilüfer kardeşime de huzurlarınızda ayrıca teşekkür ediyorum. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

Bodrum Belediyesi’nin misafiri olarak Diamond of Bodrum Otel’de konaklayan Muğla basını, ertesi gün sabah, Bodrum merkezi de gezerek öğle saatlerinde Bodrum’dan ayrıldı.

WhatsApp