Bodrum Belediyesi, Halikarnas Balıkçısı Forumu ve Tohum Takas Derneği tarafından düzenlenen ana teması “Tohum” olarak belirlenen “125. Yıl Halikarnas Balıkçısını Anma Etkinlikleri”nde 125 adet tohum toprakla buluşturulacak.

 

Mavi Yolculuğu başlatan, doğa ve Bodrum aşığı olan, Bodrum’da dikmiş olduğu çeşitli türden ağaçlarla da adından söz ettiren Halikarnas Balıkçısı lakaplı; şair, gazeteci ve yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın (1890-1973) 125. doğum yıl dönümünde sivil toplum kuruluşu üyeleri ve öğrencilerle birlikte Bodrum’da anma etkinliği yapılacak. Bodrum Belediyesi, Halikarnas Balıkçısı Forumu, Tohum Takas Derneği ve Tema Vakfı Bodrum Gönüllüleri işbirliğiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında Halikarnas Balıkçısı, “Tohumda bir güzellik uyuyordu…” sözü ile doğduğu gün olan 17 Nisan’da 125 tohum, fide ve çiçeklerle anılacak.

 

Etkinlik kapsamında saat 12.00’de Bodrum Belediyesi önünde hazır bekleyecek olan araç, Yahşi Özel İlkokulu Mutlu Keçi’ye gitmek üzere hareket edecek. 13.00’te Yahşi Mutlu Keçi İlkokulu öğrencileri ile beraber Balıkçı’nın sözü “Tohumda Bir Güzellik Uyuyordu” teması ile Balıkçı 125 yaşında, tohumları ekme ve tohum ile ilgili Balıkçı’dan alıntılar okuma gibi etkinlikler ile Balıkçı anılacak.

 

Etkinliğin amacı hakkında bilgi veren Halikarnas Balıkçısı Forumu tarafından kamuoyuna verilen bilgide şu ifadelere yer verildi:

 

Halikarnas Balıkçısı 125 Yaşında… (1890-1973),

Halikarnas Balıkçısı, 17 Nisan 2015 Cuma Günü, 125. Yaşında,

 

Mavi Sürgün’den:

 

“Tohumda bir güzellik uyuyordu!..

“Ektiğim tohumun... öz suyunu damarlarımda duyardım. ... Ödevim, o güzelliği... Uyandırmaktı... Onu söylüyordum, o güzel iklimi... görünce, diş, tırnak, kol ve bacakla köstebek gibi çabalıyor, ekiyor, dikiyor ve yetiştiriyordum. Yetiştire yetiştire gönlümdeki umuda doğru ilerliyor, tırmanıyordum. ...”

 “... Ekip yetiştirdiğim bitkiler her güzelliğine hayran kaldığım yaradılışa karşı bir borçtu. O güzel iklimi gördüm, duydum; artık sorun yoktu. Artık güzelliğe sınırsız güzellik katacaktım. ... Bu güzel iklimi daha da güzelleştirmek, gelecek kuşaklara yaraşır bir cennet yaratmak için kendimi paralarcasına çabalıyordum.”

 

Halikarnas Balıkçısı, Bodrum’da yaşadığı yıllarda, kendi ifadesiyle, “Bodrum’un suyuna, havasına, ısısına uygun bitkilerin tohumlarını Paris ve Londra’dan” ısmarlıyordu. Dünya’nın en güzel gölge ağacı Bella Sombra – Bodrumlular bu ağaca ‘Kaya Gölgesi’ diyorlar – tohumlarını Brezilya’dan getirtmişti.

 

Halikarnas Balıkçısı, Mavi Sürgün’de ifade ettiği gibi, 45 çeşit ağaç, bitki, çiçek tohumu getirtmiş; tohumlardan fideler, fidelerden çiçekler ve ağaçlar, ağaçlardan yemişler kazandırmış Bodrum’a.

 

Portakal, mandalina, limon, grapefrut, bergamut -18 çeşit narenciye- , bella sombra, okaliptüs, mimoza, palmiye, begonvil, pasiflora, çeşit çeşit kaktüsler, karanfiller, güller, daha niceleri…

“… Şehrin her yanında kırmızı bugenvillalar, pasifloralar ve daha birçok seyrine doyum olmaz sarmaşıklar filizleniyor, duvarlardan sevinç kahkahaları halinde paldır küldür devriliyorlardı.”

 Balıkçı’nın Kızı İsmet Hanım anlatıyor.

 

“... babam, modellerini kendi çizdiği, dizden bileğe kadar inen, iç içe cepleri olan golf pantolonlar giyerdi. Bu ceplerden boy boy ipler, çapalar, kamışlar, aşı yapmak için kullandığı saz parçaları, bahçe makasları fırlardı. Bu cepler her an tohum doluydu. Her gittiği yerden tohum ve fide toplar, onları her yere serpiştirirdi. Vücudunun üst kısmına gene kendi çizdiği bol cepli montgomeri adı verilen bir tür ceket giyerdi. Kalemleri, kağıtları ve onun için çok değerli olan annesinin mektuplarını yüreğine yakın olsun diye montgomerisin sol üst cebinde taşırdı.  ... Babam o yıllarda, Bodrum Belediyesi’nin resmi bahçıvanı idi. Belediyenin bahçesinde okaliptüs, mimoza, palmiye, grevilla ve amberlerin yanı sıra, çeşit çeşit rengarenk güller ve tohumlarını Nis’den getirttiği Nis karanfilleri yetiştirirdi.” 

 

Mavi Sürgün’den:

 

“Derken Bodrum’dan ayrılma günü geldi. Çocuklar büyümüş, okul yoktu.  Savaş dolayısıyla herşey pahalanmış. Pabuçsuzluktan yalınayak yürüyecek kadar dayandım.  Artık ayrılacağımı anlayınca ceplerime tohumlar doldurdum. İçim kan ağlayarak sokak sokak, dere tepe gezdim. Nerede bir yabanıl hayıt ya da başka çalı görürsem, onun dibine bir avuç dolusu dikerdim. … Onları çalı diplerine ekiyordum ki, sürdükleri zaman, körpe yaprakları -başıboş sığır sıpadan- çalılar tarafından korunsun.  Bu veda ekişleri haftalarca sürdü…”

 

Tohum, sürdürülebilir yaşamın, yeniden var olmanın simgesi. Evet, “Tohumda bir güzellik uyuyor”. Her bir tohumdan yeni bir ağaç, bir bitki, bir çiçek, yeni bir can doğuyor. Halikarnas Balıkçısı’nın anısı tohumda yaşıyor.

 

Halikarnas Balıkçısı’nı, 125. Yaşında,  saygıyla, sevgiyle, şükranla anıyoruz.

Halikarnas Balıkçısı Forumu – 17 Nisan 2015

 

WhatsApp