“BODRUM’DA KADIN OLMAK” FOTOĞRAF SERGİSİ
11.03.2014
Bodrum Belediyesi ve Bodrum Sözlü Tarih Çalışma Grubu tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Bodrum Belediyesi Trafo Bodrum Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir fotoğraf sergisi açıldı.
Bodrum Sözlü Tarih Çalışma Grubu’nun, Bodrum’un değerlerini korumak ve Bodrumlu çocuklara aktarabilmek amacıyla yaptığı çalışma toplantıları sırasında elde edilen fotoğraflardan oluşan “Geçmişten Günümüze… Bodrum’da Kadın Olmak” isimli serginin açılışına Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da katıldı.
Serginin açılış kurdelesini Başkan Mehmet Kocadon, Bodrum’un yetiştirdiği değerli büyüklerden Neval Eskitürk ile geleceğin güvencesi çocuklarımızdan Sezen Tek ve Ceylin Yüksel’le beraber kestiler.
Sergi ile ilgili olarak bilgi veren Bodrum Belediyesi Sözlü Tarih Çalışmaları Sorumlusu Nuran Yüksel şunları söyledi; Bodrum Belediyesi Sözlü Tarih Çalışmaları çerçevesinde gönüllü olarak sürdürdüğümüz çalışmaların bu ay konusu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve Haftası nedeniyle “Kadınlarımız” olarak belirlenmiştir. Bugüne kadar 15 tema üzerine yapılan ve her ayın son çarşambası olarak belirlenen günde yapılan çalışmalara bir yenisini daha ekliyoruz. Geçmişten günümüze “Bodrum’da Kadın Olmak” temalı fotoğraf sergimizle bugüne kadar arşivimize aldığımız 25 bin fotoğraf arasından kalitesi yüksek 150’sini olanaklarımız ölçüsünde Bodrum sevdalılarının karşısına çıkarıyoruz. Bodrum Kent Müzesi arşivine kazandırmak amacıyla bugüne kadar 35 video, 1860 doküman ve belge kayıt altına alınmıştır. Amacımız, en kısa zamanda kayıtların müzede arşivlenerek Bodrum kültürüne ve tarihine ışık tutmasının sağlanmasıdır. Amacımız kesinlikle tarih yazmak değildir. Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturarak ilerde tarih yazacaklara ilk ağızdan bilgi belge biriktirmektir. Dileğimiz, Bodrum Halkının ve sevdalılarının belediyemiz bünyesinde yürütülen bu çalışmalara katkı sağlamasıdır.
Bizler de Bodrum’un değerlerini korumak ve çocuklarımıza aktarabilmek üzere başlattığımız arşiv ve kayıt altına alma çalışmalarımızı sürdürmeyi Bodrum’u Bodrum yapan değerlerimize karşı bir görev ve sorumluluk olarak görüyoruz. Bu sorumluluk ve anlayış içinde olduğuna yürekten inandığımız Bodrum sevdalısı Belediye Başkanımız Mehmet Kocadon’a çalışmalarımıza verdiği samimi destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Ayrıca çalışmalarımıza katkı koyan tüm kişi ve kurumlara teşekkürlerimizi bir borç olarak görüyoruz. Tüm dünyada ve Türkiye’de aydınlanmanın ve emeğin, sabrın öncüsü kadınlardır. Bodrum’u Bodrum yapan değerlerin yaşatılmasında ve yetiştirilmesinde en büyük payda analarımız, bacılarımız kısaca kadınlarımızındır. Böylesi anlamlı bir günde geçmişten günümüze Bodrum’da yaşayan tüm kadınlarımıza ve dünya kadınlarına selam olsun.
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon 22 Mart 2014’e kadar açık kalacak olan serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi; Çok güzel, anlamlı bir gün. Burada hem baba hem de anne dostu Bodrumlu büyüklerimle karşılaştım. Sergilenen fotoğraflara göz ucuyla baktığınızda birçok tarihi görüyorsunuz, 1930’lu ve daha da eskiye inen tarihler. Peki, insanların yüzündeki duruluğa hiç baktınız mı? İnsanların yüzündeki durgunluğa bakın, medeniyete bakın. Bugün Türkiye’de medeniyetten söz edebilmemiz için, en az 100 tane Bodrum yaratmamız lazım. 1930’lu yıllarda çekilmiş fotoğraflardaki insanların şıklığına bir de bugün bu güzel kadınlarımızın nereye götürülmeye çalışıldığına bakın. Bugün gerçekten Bodrum Türkiye’nin gündemine oturmuş ve dünya şehri olmuşsa bunun altında yatan en büyük neden Bodrum halkının ve Bodrum’a gönül veren, Bodrum’da yaşamayı tercih etmiş insanların medeni, hoşgörülü, misafirperver ve birlik beraberlik içinde yaşama, hiç kimsenin bireysel hak ve özgürlüklerine karışmama ruhudur. Bugün hep beraber Bodrum’da barış topluluğu gibi yaşıyorsak, bunun altında geçmişte sağlam atılmış temeller vardır. Ben kendimden örnek vereyim; babam 1930 doğumlu. Çok iyi İtalyanca, Fransızca, Yunanca konuşur. Türkiye’nin yüksekokul mezunlarından bir tanesidir. Benim çocukluğumda Bodrum’da cipler vardı, yeni yeni ev pansiyonculukları yapılıyordu, daha oteller yoktu. Gecenin belli bir saatinde “Şerif abi, Şerif abi, İtalyan gruplar geldi, Fransız gruplar geldi. Anlaşamıyoruz, gelir misin?” diye babamdan yardım istediklerini bilirim. Bu işler Bodrum’da böyle başladı. Gönüllü tercümanlık, evini gelen misafire açma, ev pansiyonculuğundan bakın bugün nerelere geldik. Devasa otellerimiz, süngerci teknelerimizle başlayan mavi yolculuğumuz. Buradaki fotoğraflar bunların en güzel göstergesi. Bu fotoğraflar ve bu çalışma Bodrum’un artık bir Kent Müzesi’ne ihtiyacı olduğunun en güzel göstergesi. Biz geçmişimizle ne kadar gurur duyuyorsak, bizden sonraki nesillerin de aynı gururu, aynı medeniyeti devam ettirebilmesi için bu eserlerin hepsinin saklanması, okutulması, görülmesi lazım. Hem de sadece bizler değil, bütün dünya tarafından. Bu, bizim övüncümüz, geleceğimiz, geçmişimizle geleceğimizin kucaklaşması. Hiçbir şey kolay elde edilmiyor. Bugün Anadolu halkının Bodrum’u bu kadar sevmesinin nedeni ne, niye bu kadar Bodrum’a can-ı gönülden sarılıyorlar? Çünkü Bodrum Türkiye’nin özlediği yaşam standartlarının olduğu bir yer. Ama bunun altında yatan tek neden sizlersiniz. Bugün eğer şu güzel büyüklerimin, değerli hocalarımın çalışmaları olmasaydı, biz bile bazı şeylerin farkına varamayacaktık. Sanki kendiliğinden olduğunu zannediyoruz. Hayır! Her şeyin altında bir emek, bir mücadele etme ruhu var. Bu merdivenleri tek tek çıkarak, burada gerçekten gurur duyduğumuz, mutlu olduğumuz, güzel tablolarla, güzel söyleşilerle, bugünlere kadar geldik. Ben sadece perdenin ön yüzünde olan bir şahısım ama esas kahramanlar şu anda burada olan insanlarımız. Bunlar yılmadılar, sıkılmadılar, bıkmadılar. Belediye Başkanlığı öyle bir şeydir ki, içi sizi, dışı bizi yakar. Derdi olmayan bir arkadaş gelip de belediye kapısının önünde saatlerce beklemez.
“Kadın dik durduğu, sevdiği zaman dağlar otoban oluyor.”
Bugün 8 Mart, benim eşim eğitimci. Önce beni eğitti, sonra özellikle şu güzel tablonun oluşmasında beni her zaman teşvik etti. Eşime de burada teşekkür etmek istiyorum. Bugün de bu güzel gününüzde ufak bir anımı söylemek istiyorum. Yalı Beldesi’nde de biraz duygulandım bunu anlatırken. Sevmek ve sevilmek kadar güzel bir şey yoktur. Kadınların sevgisi de öyle büyüktür ki, bunu hiçbir yere sığdıramazsınız. Ancak bunun zor günlerde farkına varırsınız, diğer günlerde varamazsınız. Ben iki tane kadının gücünü zorunlu tatilde gördüm ve bundan da çok mutluyum. Birisi eşim, diğeri annem. O zor günlerde kadın olarak dimdik durdular. Ve bu süreçte Allah kimseye, düşmanımıza bile göstermesin; o Muğla yollarında, parmaklıkların arkasında, o camın arkasında dimdik durarak bana hep moral vermeye çalıştılar. Annem çocuğuna, eşim çocuklarıma o günlerde sahip çıktı ve biz yine mutlu bir aile olarak sizin karşınızdayız, hatta Bodrum Yarımadası’nı yönetmeye talibiz. Kadın dik durduğu, sevdiği zaman dağlar otoban oluyor. Ben buna inanıyorum. Bu güzel gününüzü kutlarken, esas kutlamamız gereken Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar uzanan bu zor süreçte doktor, avukat, sanatçı, yazar, emekçi olmuş kadınlarımızı, bu güzel yolları açtıkları için saygıyla anıyorum ve onları en büyük, içten saygılarımla huzurlarınızda kimine rahmet, kimine uzun ömür diliyorum. Eğer onların o tarihlerde yapmış olduğu bu mücadeleler olmasaydı, bugün belki de kadınlarımızın bu toplumlarda bu kadar özgürce yaşama şansı olmayacaktı. Bu emekçi kadınlarımızı bir defa daha anarken hepinize şükranlarımı sunuyorum.
NOT: 12 Mart 2014 Çarşamba günü saat 14.00’de Belediye Meclis Salonu’nda, emekçi kadınlarla yapılacak ve tarihe ışık tutacak olan söyleşiye tüm halkımız davetlidir.