Bodrum Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (BOSİAD) geleneksel perşembe toplantılarının 2013 yılındaki ilk konuğu Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon oldu.

 

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum’da yapılan çalışmalar hakkında BESİAD üyelerine bilgiler verdi, çeşitli konularda yöneltilen soruları büyük bir içtenlikle yanıtladı.

 

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon BESİAD toplantısındaki konuşmasında şunları aktardı; Önce size Bodrumla ilgili yaptığımız son çalışmaları anlatayım. Bodrum’da hem alt hem de üst yapıdaki çalışmalarımızı hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz. Gerçekten Bodrum eskimiş, yıpranmıştı. Özellikle alt yapısında büyük sorunlar vardı. Dikkat ediyorsanız son yağmurlarda Gümbet dahil Bodrum Merkez’den hiçbir yerden şikayet almadık. Ama sanki Bodrum’da bir sel felaketi yaşanmış gibi haberler çıktı. Tabii ki üst kimlik Bodrum. Bodrum’un isminin haber ağırlığı, okur kitlesi fazla olduğu için haberler “Bodrum’da sel baskını” diye geçti. Ama haberin devamını okuyunca selin zarar verdiği bölge ortaya çıkıyor. Ama fark etmez artık, çünkü 2014’den itibaren yarımada bir bütün oluyor. Biliyorsunuz 3 Aralık’ta Kumbahçe sahilinde çalışmalara başladık. Buradaki esnaf arkadaşlarımıza yılbaşında mekanlarını servis açacak hale getireceğimizi söyledik. İnanmadılar. Ama 31 Aralık günü hem ışıklarını, hem süslemesini hem de esnafa servis açacak kadar mermer kaplamasını bitirdik. Bu 28 günlük süre içinde 8-10 gün yağmur vardı. Geriye kalan 18 günlük süre içinde Bodrum Belediyesi çalışanlarının günde 17-18 saat çalışmalarıyla Kumbahçe sahilini yılbaşına yetiştirdik.

 

Bildiğiniz gibi 5 aydır tatildeydim, tatil dönüşü arıtma tesislerindeki sıkıntıları giderdik. Tesisler % 85-90 oranında çalışmaya başladı. Yatırımlarımızın başında gelen projelerimizden bir tanesi arıtma tesislerinin büyütülmesi ve yenilenmesi. Niye Gümbet Arıtma Tesisi yeni yapıldığı halde böyle çalışıyor sorusu gündeme geldi. Biliyorsunuz Bodrum hızlı bir şekilde gelişiyor. Ayrıca Bitez’in belli bir kısmının yükünü de Gümbet Aratma Tesisi karşılıyor. O yüzden biraz zorlanıyoruz. Ben Belde Belediye Başkanlığı’ndan geldiğim için bu sorunları çok iyi biliyorum. Ben istesem şu an Bitez’in Gümbet Arıtma Tesisi’ne gelen bölümünü kapatırım. Ama o zaman yine kirlenen Bodrum plajları olur. Çünkü Bitez’in şu andaki kapasitesi bu kapatacağımız bölümü kaldırmaya müsait değil. Bildiğiniz gibi BOSKİ’yi (Bodrum Su ve Kanalizasyon İdaresi) kurdum. BOSKİ’ye talimat verdim, 2013 yılında Bodrum Yarımadası’ndaki mevcut arıtma tesislerinin incelenmesi ve olmayan yerlerin saptanması, 2014 yılına kadar bunların hangilerini gerçekleştirebiliriz veya temellerini atarız, rapor hazırlayın dedim. Bunu niye yapıyorsun diye sorarsanız, artık alt yapı ile ilgili bütün çalışmaları bundan sonra Büyükşehir Belediyesi yapacak. Bizim önce Bodrum’u düşünmemiz lazım. Onun için 2014 yılına kadar yapabileceğimiz bütün büyük projelerin temelini atıp başlamak zorundayız. Çünkü Büyükşehir’in sisteminin oturabilmesi için en az 2 yıl lazım. Bizim 2 yıl bekleme lüksümüz yok. Özellikle katı atıkta. Şu anda en büyük şikayeti katı atıktan alıyoruz. Bodrum çöplüğüne Bodrum Belediyemizle birlikte 5 belediye daha çöpünü döküyor. Bu projenin yapımı Turizm Alt Yapı Birliği’ndeydi. Ama 3,5 yıldır maalesef bir adım atılamadı. Sayın Valimden rica ettim, o da uygun gördü ve bu konu tekrar Bodrum Belediyeler Birliği Meclisi’nin alacağı bir kararla Bodrum Belediyeler Birliği’nin sorumluluğuna verilecek. Çevre Bakanlığı ile yaptığım görüşmelerde oradaki bir fondan verilecek hibe paralarla bu işi hızlı bir şekilde çözeceğiz.

 

DSİ su projesini Bodrum Belediyeler Birliği’ne devretti ve bu yaz birçok beldeye bu gelen suyu verdik. Bodrum Belediyeler Birliği olarak bir eksiğimiz yok. Beldelerimizde ihalesi olmuş su depolarının alt yapı çalışmaları var. Bu yüzden bazı beldeler bu sudan istediği şekilde yararlanamıyor, onlar da en kısa zamanda yaralanacak.

 

En kısa zamanda yeni otogarın temelini de birlikte atacağız. Ön protokolleri bitirdik, anlaşmaları yaptık. Büyükşehir “Bana ne Bodrum’un otogarından?” diyebilir, bunu yapmak zorundayız. Çünkü biz yenilenen Bodrum’da mümkün olduğu kadar yaya trafiğinin hakim olduğu bir Bodrum yaratmaya çalışıyoruz.

 

Turizm şehirlerini incelediğimizde araçlara minimum yer ayrıldığını, yayalar için ise kaldırımların maksimum tutulduğunu görüyoruz. Bodrum’a da yakışan budur. Bodrum Türkiye’nin tek marka şehri ve turizm yapan bölgesidir.  Bundan hiçbir zaman taviz vermeyin. Biz elimizden geldiği kadar bütün yerleri güzelleştirmeye çalışıyorsak, insanların yürümesi için mermer döşüyorsak, butik otellerimiz çoğalıyorsa, birçok otelimiz her şey dahil sisteminden kendini çekiyorsa, artık bizlerin de kaliteden ödün verme şansımız yoktur. Bodrum’daki markalaşmalar Türkiye’nin yüz akı. Bunu gittiğiniz her yerde göreceksiniz. Bodrum bir yaşam tarzıdır. Elimizdeki değeri bilmiyoruz, Tanrının bizlere sunduğu bu lütuftan faydalanamıyoruz. Altın yumurtlayan bir tavuk Bodrum ama bu tavuk zaman zaman yorgun düşüyor, yıpranıyor. Bu tavuğu hep beraber beslememiz lazım. Ben elimden geldiği kadar bunu yapıyorum. Yollara mermer döşüyorum, yolda mermerin ne işi var diyorlar. Bodrum bunu hak ediyor. Bodrum Türkiye ekonomisine 2 milyar dolar veriyor. Ama ben bugüne kadar daha 2 milyon alamadım. Bodrum Belediyesi’nin parası Muğla’ya geliyor, parayı Muğla’dan geçiremedim. Olsun hiç önemli değil. Ne yapalım, biz kendi yağımızla, tuzumuzla elimizden geleni yaparız. Ben borç yapmaktan korkmuyorum. Niye korkmuyorum, ben özel sektörden geldim. Bodrum Belediyesi’nin bütçesi borçlanmayı kaldırır. Bir kere şundan rahat olun; Belediyelerin borcu halka asla yansımaz. Size hiç kimse belediyenin borcu var diye ek vergi koymaz. Bunu sakın unutmayın. Bugün problemini çözmüş belediyelere bakın, özellikle Muğla’nın. En fazla borcu olan belediyelerdir. Ben Meclisimden kredi kullanmak için para çıkarttım. Ankara’ya kredimi kullanmaya gittim, Başkan sen bu parayı kullanamazsın kredilerin dolmuş dendi. Sonra 5 aylık tatilden dönüp baktığımda Bodrum Belediyesi’nin 40 milyon borcu var diye gazetelere beyanat verdiler. Ben buraya yatırım yapmışım, 6 milyon lira kullanabilmişim, 40 milyonluk borç sanki benimmiş gibi olmuş. Olsun bunlardan da korkmuyoruz. Keşke Bodrum Belediyesi’nin borcu 400 milyon dolar olsaydı da geçmişte çektiğimiz rezillikleri çekmeseydik. Gazdan ayağınızı sakın kaldırmayın, sadece motorun yağına, suyuna, benzinine bakın. Açık ve net söylüyorum Bodrum’un önü açık. Hapishanede yattığımda oradaki mahkumlar da Bodrum’un önünün ne kadar açık olduğunu söylüyordu. Burada tatil yapabilmek için 11 ay 15 gün çalıştığını söyleyenler oluyor. Bodrum’da tatil yapmak insanlar için prestij. Onun için iş adamları olarak hep beraber elimizi taşın altında birleştirelim. Bodrum’un menfaatleriyle ilgili her projenin altına gözüm kapalı imza atmışımdır. İşte Bodrum Mavisi yaratıldı. İlk olarak şehir içi minibüsleri yenileyip Bodrum Mavisi yaptık. Engelli şehir içi taşımacılığına Türkiye’de ilk olarak Bodrum geçti.  

 

Birlik ve beraberliğin olduğu yerlerde aşılamayacak hiçbir şey yoktur. Bodrum halkı demokrasinin en güzel örneğini meydanlarda vermiştir. Bodrum’un bütün meydanlarını açıyorum. Kumbahçe’de de bir meydan yapıyorum. Çünkü demokrasi meydanlardaki mücadelelerle daha hoş oluyor. Bodrum’dan başlayacak olan demokrasi mücadelesi önce Türkiye sonra da dünyanın birçok yerine örnek olacaktır. Bununla ilgili bana birçok mektup geldi. Sahip çıkmayı siz başlattınız. Halkın gücünün önemi daha önce Türkiye’de maalesef hiç gözükmedi. Bunun için sizin birlik ve beraberliğinizi takdir ediyorum ve her zaman da yanınızdayım.   

 

Türkiye’de ilk defa bir ilçe belediyesi olarak Avrupa Yatırım Bankası’ndan kredi kullandık. Bunun ilk çalışmalarını alt yapıda, su depolarında başlattık, bir de Torba arıtmasında kullanıyoruz. Torba arıtmasının mart ayının ilk haftasında ihalesi olacak. Torba’daki sıkıntı şu, kanalizasyon yapılmış arıtma tesisi yapılmamış. Bu işte önce arıtma sonra kanalizasyonu yapmak lazım. Bu kanalizasyona gizli saklı bağlantı yapıldığı için sıkıntı yaşıyoruz. O zamanki şartlarda künk döşenmiş, şimdi onlar yenileniyor.

 

2012 yılında yakalamış olduğumuz Bodrum’daki turizm yükselişini 2013’de ancak aynı seviyede tutabileceğiz. Türkiye’de bir düşme var ama Bodrum’da da % 5’lik bir yükselme var. Geçen sene 23 ülkede fuarlara katıldık. Maalesef Avrupa turizmde havlu attı. Bizim alternatif ülkelere açılmamız lazım. Bunlardan bir tanesi kuzey ülkeleri. Bu seneye baktığımızda özellikle Danimarka’dan gelen turist sayısında % 100 artış var. Bu da bizi mutlu ediyor. Bu sene Çin’e gittik ve Hindistan’a gidiyoruz.

 

Üçüncü dünya ülkelerinin ömründe mutlaka bir defa Avrupa ziyareti olacak. 10 gün Türkiye’de 10 gün Yunanistan’da tatil yapabilmeleri gibi bir proje geliştirdik. Bunun bir kısmı şu anda tutmuş vaziyette. Yani biz Bodrum Yarımadası Tanıtım Vakfı olarak, Bodrum’u tanıtmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü bizim tek geçim kaynağımız turizm. Turizmde olması gereken neyse onun için mücadele etmeliyiz, yorgun otellerimizi, yorgun kaldırımlarımızı, eski dolmuşlarımızı yenilemek zorundayız. Hanutçuluğu artık Bodrum’da bitirmemiz lazım. Bodrum’da ne olur sağlığı pazarlamayın. Çünkü yabancılar, elçiler Türkiye’ye gelen turiste hiçbir sigorta şirketi sigorta yapmak istemediğini söylüyor. Niye, ayağına üç tane kara diken batıyor, bin TL para yazıyorlar. Artık bunlara bir son vermemiz lazım. Bodrum’un bir başka farkı da Anadolu halkının Bodrum’a olan merakı. Anadolu halkının Bodrum’a olan sevgisi hiçbir zaman düşmemiştir.

 

Hiçbir yere bir dilekçe yazmadan, hiçbir talebim olmadan zaman zaman benim adımı kullanarak çeşitli siyasi partilerin il veya ilçe başkanları bir şeyler söylüyorlar. Bu söyledikleri sadece kendilerini bağlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, ben Demokrat Parti’den Belediye Başkanıyım ve partimde de devam ediyorum. 2014 seçimlerinde bir büyükşehir olayı bir de Bodrum’un tek belediye olması var. Şu anda ilçe ziyaretlerine devam ediyorum. İlçelerde sizin gibi ileri gelen arkadaşlarla oturup konuşuyorum. Önce çevre bazında görüşmeler yapıyorum. Zaten Bodrum Yarımadası’nda beni tanımayan çok az bir kesim var. Özellikle son uğradığım haksızlık sırasında tüm Bodrum’un destek ve beraberliğini gördük. Bu iş büyükşehir statüsünde çok farklı. Bodrum Belediyesi de çok güçlü çok büyük olacak ama Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde yetkiler çok farklı olacak. Onun için önce ilçeler bazında arkadaşlarla konuşuyorum. İlçelerden aldığım talepler ve duyumlar benim Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne aday olma düşüncemi gözden geçirtecek. Şunu söylüyorum, ben bir dönem daha adayım, belki Bodrum belki de Muğla halkına hizmet vereceğim. Çünkü 15 yıllık bir belediye tecrübem oldu. Eskiden “Biz bu dava uğruna yattık” derlerdi, biz de aslanlar gibi yattık. Artık şartları eşitledik, hızlı koşan, iyi çalışan kazansın. Bırakmak istiyordum ama bu halkın bana sahip çıkmasından dolayı artık bir dönem daha hizmet etmek istiyorum. Yılbaşından sonra müthiş bir program var belediyede, buraya gelmem çok zordu. Ama benim zor günümde hep yanımda oldunuz, müthiş bir vefa örneği gösterdiniz. Benim size bir vefa borcum var. Birçok arkadaş oraya girmenin ne kadar zor olduğunu bile bile defalarca Muğla Adliyesi’nden izin istedi. Oradan izin aldın, içeri girmek de ayrı bir dert. İçeri girerken adamı çırılçıplak soyuyorlar. Böyle bir mücadeleyle orada beni hem de üç kere görmeye gelenler oldu. Sizler seçilmiş bir insana sahip çıkarak Türkiye’de örnek bir davranış sergilediniz. Sizin suya attığınız taş sevgi çemberi olarak öyle bir yayıldı ki okyanusa dönüştü.

 

Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim. 2013 yılından hepimize sağlık, huzur, mutluluk ve demokrasinin bölünmeyeceği özgürce bir yaşam istiyorum. 

WhatsApp