Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle Bodrum Kent Konseyi tarafından Bodrum Belediyesi Nurol Kültür Merkezi’nde “Muğla Büyükşehir Yapılanmasında Bodrum” konulu panel düzenlendi.

 

Gazeteci Can Pulak’ın moderatörlüğünü yaptığı, Radikal Gazetesi Yazarı ve Araştırmacı Tarhan Erdem ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eski Başkanı Yiğit Gülöksüz’ün konuşmacı olarak katıldığı paneli çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu ve Bodrumlu izledi.

 

Bodrum Kent Konseyi Başkanı Hamdi Topçuoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan panelde ilk sözü alan Tarhan Erdem, yöneticilerin yasalarla ilgili bilgilerinin bulunmadığını vurguladı ve Türkiye’deki en önemli sorunun, yönetim sorunu olduğunu hatırlattı. Tarhan Erdem şöyle konuştu: “Şaşırtıcı ve üzücü bir olay. Ben de çok üzüldüğümü söylemek isterim. Türkiye’de çok önemli bir yönetim sorunu vardır. Yönetimde değişiklik yapamadığımız için sorunları kenarından veya etrafından dolaşarak çözmeye çalışıyoruz. Halbuki insanımız değişiyor, hayat ilişkileri değişiyor, hayatlarımızı değiştirerek bizleri büyükşehirlerde topluyorlar. Ülkemizin nüfusu 40 yılda 40 milyon arttı. Nüfus arttıkça asırlarca yıprattığımız alt yapıyı tekrar yapmanız gerekecek. 1970’de İstanbul’un nüfusu 3 milyondu, 40 yıl sonra 14 milyon oldu. Eğer İstanbul’a dışarıdan göç almasaydı nüfusu bugün 6 milyon olacaktı. Bazı endişeler, bizlerde korku haline geldiği için, yerel yönetimden de korkuyoruz. Bodrum’a tavsiye edeceğim şey, ‘Yönetime katılma hakkı istiyorum’ demektir. Zannediyorum ki Türkiye’de birçok insan yönetime katkı sağlamak istiyor. Oturduğunuz herhangi bir mahallede size ne yapılacağı ile ilgili bir şey sorulmuyor. Bu en büyük eksikliğimiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir ay önce çıkardıkları Kanun Hükmünde Kararnameleri bir ay sonra kaldırıyor. 12 Haziran seçiminden önce Kanun Hükmünde Kararnameler 35 taneydi. 12 Haziran ile 11 Kasım arasında devlette hizmet işi yapan müsteşar, müsteşar yardımcısı ve benzeri görevde bulunan yüzlerce kişi yapılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin geçici 3. Maddesi gereği yerlerinden olmuşlar ve görevsiz sayılmışlardır. Eğer bu ülkede ciddi bir muhalefet olsa idi bu Kanun Hükmünde Kararnamelerin geçici 3. Maddesi için yer yerinden oynardı. Türkiye’deki belediyelerin yaptığı işlerin büyük bölümü kanunlara uygun değildir ve belediye halka hizmet edebilmek için buna mecburdur. Çünkü kanunlar sürekli değişip duruyor.

 

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eski Başkanı Yiğit Gülöksüz de yaptığı konuşmada bütçeyi ve işlerin planlamasını meclisin yaptığını ve başkanı denetlediğini dile getirdi ve şunları söyledi; Bu sistemde  başkanlar kontrolsüz. Ankara’dan sonra başkanlar 2. Adam oluyorlar. Bu sistemle Sivil Toplum Kuruluşları da söz sahibi olacaklar. Bu bireylerin aktif yurttaş olmasını sağlayan bir sistem. Büyükşehir encümeninde atanmışlar, seçilmişlerden üstündü,  şimdi ise 5+5  ve bir de başkandan oluşuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kent tasarımı yapmaya yetkili ve bunu da TOKİ veya Belediyenin talebiyle gerçekleştirir. Bir bölgedeki her türlü plan, proje ve arazi ki buna özel alanlar da dahil,  bina yüksekliği gibi standartları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özel kanunlarla belirleyecek. Bu Bodrum için son derece tehlikeli. Rezerv alanı, riskli alan ve riskli yapı gibi üç ana unsur Bodrum’un endişelenmesi  gereken konusudur. Nedir, rezerv olarak Bodrum’daki yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi diye bahsedebiliriz. Bodrum’un yeni yerleşim alanlarına ihtiyacı olmadığı ve hali hazırda onaylanmış planlarda zaten bu alanların hükümetçe kabul edildiği gerçeği göz ardı edilmemeli. Bizler bu alanlar üzerinde direnmeli ve bu haklarımızı savunmalıyız. Riskli alanı, belli alanların temizlenmesi ve yapılandırılması olarak açıklayabiliriz. Fakat riskli alanı yerel mercilerin belirlemesinde fayda var, çünkü yerel dokunun riskli olup olmadığı merkez tarafından bilinemez. Riskli yapı meselesine elince; Ekonomik ömrünü tamamlamış yapılar baz alınırsa Bodrum’da çarşı içinde ev kalmaz. Çünkü çarşı içindeki evlerin değeri ile arsanın değeri arasında çok ciddi farklar var. Yasa bu riskli yapılar için krediler veriyor. Ankara’daki adamın keyfine göre yapılanacaksak bunun  bir an önce tedbirlerini almak, yönetim biçimlerini farklılaştırmak, bölgeye göre oraya özel bir yönetim biçimi uygulamak gereklidir. Bir bölgeye ait çözümü genele uygulamak hiçbir zaman doğru değildir.  Bodrum’un yaz nüfusu ile kış nüfus arasındaki farkı da göz önüne almak ona göre devletten destek payı almak gerekir.

 

Panel, konuşmacıların izleyicilerden gelen soruları cevaplamalarıyla sona erdi. 

WhatsApp