BODRUM ACI OT FESTİVALİ’NDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER
14.03.2022
Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi, Ortakent Yahşi
Yalılarını Geliştirme Güzelleştirme ve Mavi Bayrak Derneği (OYDER) ve Bodrum
Ticaret Odası ile Esnaf Sanatkârlar Odası iş birliğiyle birbirinden farklı
lezzetlerin ve etkinliklerin gerçekleştirildiği Bodrum Acı Ot Festivali renkli
görüntülere sahne oldu.
Festivale Bodrum Kaymakamı Bilgehan Bayar, Bodrum Belediye
Başkanı Ahmet Aras, Belediye Başkan Yardımcıları İlknur Ülküm Seferoğlu ile
Ummahan Yurt, CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Necla Kaçan, Bodrum
Ticaret Odası Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, Bodrum Esnaf ve Sanatkârlar Odası
Başkanı Erdoğan Başeymez, OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Öncel Erkal, meclis
üyeleri, siyasi parti ve STK temsilcileri, ünlü şefler, sanatçılar ve çok
sayıda vatandaş katıldı.
12-13 Mart 2022 tarihlerinde Ortakent Yahşi’de bu yıl 4.’sü
düzenlenen ve geleneksel hale getirilen Bodrum Acı Ot Festivali,hafta sonunda binlerce
misafiri ağırladı. Festivalde 250 adet ana standın yanında, kadınların evlerde
hazırladığı 30 adet de el sanatları standı yer aldı. İki gün boyunca yoğun
kalabalığın oluştuğu festivalde yörede yetişen acı ot, tilkişen, ebegümeci,
turp otu, kenker gibi otlar; yöresel yemekler ve tatlılar sergilendi.
Festival süresince yöresel sanatçılar tarafından konserler ve
yöresel halk oyunları gösterileri gerçekleştirildi. Festivalin her iki gününde
şefler mutfak performanslarıyla büyük beğeni toplarken Bodrum’un doğal otları
ile zeytin ve zeytinyağı, festival süresince misafirlerin beğenisine
sunuldu.Sanat Tarihi Uzmanı Zeynep Atılgan’ın Mis Gibi Müsgebi Resim
Sergisi’nin yer aldığı festivalde, alanında uzman kişilerin gerçekleştirdiği
halk söyleşilerine de katılımlar oldukça yoğundu.Bodrum Belediye Başkanı Ahmet
Aras’ın, Yemek Yazarı Sahrap Soysal ile birlikte mutfakta yemek yaptığı anlar
da katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi.
Festivalin başlangıcı hakkında bilgiler veren Başkan Ahmet
Aras, OYDER başkanlığı döneminde ortaya yeni bir şeyler koymak
istediklerini,Ticaret Odası Başkanı ile birlikte festival hakkında
değerlendirmeler yaptıklarını söyledi. İsmi konusunda bir türlü karar
veremediklerini ifade eden Başkan Ahmet Aras, Esnaf Odası Başkanı ile de
görüşmeleri sonucunda Acı Ot Festivali ismine karar verdiklerini belirtti. Acı
otun Bodrum’da çok önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Acı ot ve tilkişen bizim kültürümüzde çok önemli bir yer
tutar. Aslında farklı yörelerde olabilir ama bizim buradaki sunuş biçimi,
pişirilmesi ve ona verilen önem çok farklıdır. O yüzden biz, bunu Acı Ot
Festivali olarak isimlendirdik ve başlattık. İlk sene çok güzel geçti. İkinci
sene daha görkemliydi ama sonra biliyorsunuz salgından dolayı araverildi bu tür
faaliyetlere ama her zaman Acı Ot Festivali Bodrum’da merakla beklendi,
izlendi. Şimdi bizden sonraki arkadaşlarım çok daha sistematik ve iyi
çalışıyorlar. OYDER Başkanımız ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum.
Arkadaşlarımız gerçekten çok büyük bir emek veriyorlar festival için. Bu sene
de kısmet, biliyorsunuz, İstanbul’da havalar çok bozuktu. Şu anda kar yağıyor.
Uçuşlar iptal edildi. Aslında çok daha fazla katılım, şehir dışı katılım
olacaktı. Ama maalesef biraz da bu hava şartlarından dolayı şehir dışından
gelişlerde sıkıntı olabilir. Ama artık Bodrum o kadar kalabalık ki,
biliyorsunuz 400 bini aşan bir nüfusla kendi başına büyük bir kent gibi artık
Bodrum. O yüzden Bodrumlu bu festivali ayakta tutmaya zaten yetecektir. Ben
inanıyorum. Hava da çok güzel, biraz serin ama otlar için iyi. Otlar en azından
bayılmayacak. Onlar bu serin havada diri diri kalacaklar. Gelen misafirlerimiz
özellikle öğleden sonra daha kalabalık olacaktır. Bodrum’un tam yöresel ve
doğal, tarihi bütün yemeklerinden bütün gastronomisinden faydalanacak
misafirlerimiz. Bu tür festivallerin en önemlisi de kültür alışverişidir.
Turizmin aynı zamanda bir kültür alışverişi olduğunu ifade
eden Başkan Ahmet Aras sözlerine şöyle devam etti:
“Turizm de bir kültür alışverişidir aslında. Turizm hiçbir
şekilde insanları otele koyup yatırıp kaldırıp göndermek değildir. Tamamen bir
kültür alışverişidir. İşte biz, tam da bunu yapıyoruz. Gastronomi, biliyorsunuz
çok önemli. Burada Bodrum’un güzel insanlarıyla Bodrum çevresinden gelen güzel
insanlarla gelen misafirlerimiz burada konuşacaklar. Yapılan yemekleri
öğrenecekler. Yaşadığınız coğrafyayı iyi tanırsanız oradan keyif alırsınız. Bizim
de buradaki amacımız biraz da bu. Özellikle Bodrum’da 800’e yakın endemik bitki
türü vardır. Biz, bazen feveran ediyoruz. Yapmayın, dağları taşları hafriyatla
doldurmayın, tahrip etmeyin. Çünkü orada yaptığınız her türlü hafriyat, kazı
bilin ki bir endemik türü yok ediyordur. Bodrum’un her köşesinde her santimetre
karesinde otlar, bitkiler var. İlaç bunlar.”
Müteahhit bir misafiri ile yaptığı konuşmadan da örnekler
veren Başkan Aras, çalı çırpı olarak nitelendirilen şeylerin ormandaki çamdan
değerli olduğunun ve hepsinin ya ilaç ya da yemek olduğunun altını çizdi. O
yüzden Bodrum’da bir yere dokunurken çok iyi düşünülmesi gerektiğini
söyleyerek, “Bodrum’da bir yere dokunurken kırk defa düşünün, orada ya tarih
vardır ya da endemik bir bitki türü vardır. Buranın florası farklıdır. Dağlarda
gördüğünüz şeyler çalı çırpı değildir. Onların hepsi Hipokrat’ın bu dağlardan
çıkardığı şifalı bitkilerdir. Aynı zamanda Bodrum’un ve Girit kültürünün bize
getirdiği çok büyük bir zenginliktir.” dedi.
Avrupa’daki yeni anlayıştan da söz eden Başkan Aras, tamamen
doğayla uyumlu, karbon emisyonu sıfır binaları da içeren ‘New Bauhaus’
anlayışına da değinerek bizim de artık bu aşamaya geçmemiz gerektiğini
sözlerine ekleyerek mimar ve mühendislere de seslendi.
Dünya genelinde hepimizi çok ilgilendiren bir durum olan
savaştan da söz eden Başkan Ahmet Aras, “Savaş özellikle gıda zincirini büyük
oranda etkiliyor. Bazı konularda sıkıntı yaşanıyor. Rusya birçok kalemde
ihracatını durdurdu. Demek ki biz, kendi üretimimize, kendi doğal ürünlerimize
de sahip çıkacağız.” dedi.
“Zeytinliklerimizi madenlere kurban etmeyeceğiz.”
Başkan Aras zeytinliklerin önemine de değinerek şöyle devam
etti:
“Zeytinliklerimize sahip çıkacağız. Zeytinliklerimizi
madenlere kurban etmeyeceğiz. Maden bir kere çıkar, zeytin 2 bin yıldır bu
topraklarda yaşıyor. O zeytinleri oradan kaldırırken vicdanlarınızı dinleyin
lütfen. O zeytinler sizin atalarınız yokken de vardı bu topraklarda. O yüzden
lütfen bu konuyu tekrar değerlendirelim. Bu konuya çok önem veriyoruz. Ve
belediye olarak yönetmeliğin iptali için gerekli yargı başvurumuzu yaptık.
Hukuksal işlemi başlattık. Özellikle zeytinin barışla da anıldığını
düşünürseniz, şu anda tam ihtiyacımız olan barışın zeytinlerimizi, kültürümüzü
korumaktan geçtiğini de burada sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Tekrar
katıldığınız için, bu güzel günde bizlerle beraber olduğunuz için, Bodrum’un bu
kadim tarihine, kültürüne destek verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Sevgi
ve saygılarımı sunuyorum.”
Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Ukraynalılar
Derneğinin de katılımının bulunduğu festivalde Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta
Barış Dünyada Barış” sözüyle birlikte “Savaşa Hayır” diyerek beyaz güvercin
uçurdu.
Bodrum Kaymakamı Bilgehan Bayar Bodrum’da altıncı ayının
dolduğunu ve Bodrum’un her yerini keşfetmeye çalıştığını ifade ederek, tüm
etkinliklere elinden geldiğince katılmaya çalıştığını söyledi. Bodrum’da
neredeyse her hafta sonunda bir etkinlik olduğunu belirterek bunun yorucu
olmasına rağmen çok da eğlenceli olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Turizmin en önemli alt dallarından bir tanesi de gastronomi
turizmi oldu. Ülkemizin her bir köşesi her bir ili kendini gastronomik açıdan
Türkiye’nin en iyisi olduğunu kanıtlamak üzere yarışıyor. Bu bize şunu gösteriyor:
Tabii ki turizm tek başına yatmak kalkmak denize girmek değil. Kültürel
alışveriş bunun en önemli alt dallarından bir tanesi de yemek kültürü. Biraz
önce konuşma esnasında Başkanımın da eski meslektaşlarından iki hocamız Bilkent
Üniversitesi’nde bir çalışma yaptıklarından bahsettiler. Bu beni gerçekten
mutlu etti, heyecanlandırdı. O da şu: Bodrum’un gastronomi kitabını,
gastronomik haritası ve gastronomik yollarını çıkarmak. Biz yöneticiler olarak,
Bodrum’un neyi meşhur diye sorduklarında, ben Bodrum Kaymakamı olarak dilim
döndüğünce farklarını anlatmaya çalışıyorum ama onlara bu gastronomi
kültüründen çok daha fazla bahsetmeyi arzuluyorum. Bu çalışma da bunun iyi bir
haritası olacak. 1960’larda Bodrum ile ilgili yazılan bir kitap beni Bodrum
Kaymakamı olarak Bodrum’a daha hızlı ve daha bilen bir kaymakam olarak daha
hızlı bir şekilde entegre etti. O da şuydu: Fatma Mansur Coşar’ın ‘Ege’de Bir
Kasaba, Bodrum’; daha sonra 2000’li yıllarda bunun ikinci kitabını çıkarıyor.
Bu kitapta da farklılıkları ortaya koyuyor. O dönemde yazarken belki bu kadar
kıymetli olacağını bilmiyordu Fatma Hanım fakat şimdi çok değerli bir kitap
haline geldi. Yani gastronomi çok önemli. Gelen turistlere kültürümüzü
tanıtmanın bir aracı. Çünkü bu sizin etkileşiminizin bir aracı haline geliyor.
Ben de buraya yeni gelen birisi olarak bu lezzetlerle tanışmanın heyecanını
yaşıyorum. İyi ki Bodrum’dayım, iyi ki sizlerle beraberim, iyi ki Bodrum
Kaymakamıyım.”
OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Öncel Erkal bu yıl dördüncüsünü
düzenledikleri festivalde binlerce kişiyi ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını
ifade ederken, “Geçtiğimiz iki yıl içerisinde pandemi ve ilçemizde
yaşanan yangın felaketleri bölgemizde olumsuz etkiler bırakmış ve moralimiz çok
bozulmuştu. Bu yaptığımız etkinlikler ile Bodrum sakinlerimiz moral bulacaktır.
Bodrum yemek kültürü ve gastronomi adına sahip olduğumuz zenginlik ve
değerlerimizin tanıtımını amaçlarken aynı zamanda bu etkinlikler ile hem
kültürel hem sanatsal hem de ekonomik anlamda hemşerilerimize katkı sağlamayı
planlıyoruz. Kurum ve kuruluşlarımızın, sivil toplum örgütlerimizin,
sponsorlarımızın ve desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz.
Festivalimiz hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.
İki gün boyunca dolu dolu programlarla katılımcılara güzel
bir hafta sonu yaşatan Acı Ot Festivali, sanatçı Altay’ın verdiği konser
sonrası gerçekleştirilen plaket töreniyle sona erdi. Festivale çevre il ve
ilçelerden de günübirlik turlarla katılan misafirler, şenlik alanından büyük
keyif aldıklarını belirtti.